Celalyagmur
TARİH VE İSLAM

Haberler:


  • "Dedelerinin Zaferlerini Bilmeyen Torunlar,Düşmanlarının Zaferlerine Hayran Olurlar" Tarihini Bilmeyenler Geleceğini Göremezler.
    ________________________________________________________
    TARİH..DÜNYA..İSLAM..UYGARLIKLAR..PADİŞAHLAR

Gönderen Konu: Önce Vatan Hürriyeti  (Okunma sayısı 99 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Admin

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 748
  • Karma: +0/-0
  • Cinsiyet: Bay
  • Allah Varsa Gam Yok
    • Profili Görüntüle
    • celalyagmur
: Mart 30, 2019, 11:39:56 ÖÖ


Yazar:Celal Yağmur

Merhaba değerli kardeşlerim.Yeni ve önemi çok anlamlı olan bir mevzu ile tekrar birlikteyiz..

Vatan ve Hürriyet Özgürlüğü:

“Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda siz de savaşın. Ancak aşırı gitmeyin. Çünkü Allah aşırı gidenleri sevmez.”  (Bakara 190)

"Vatan sevgisi imandandır" Hadisindede buyrulduğu gibi.

Şimdi mevzuya farklı bir bakış açısından girmek istiyorum.Şöyleki,bir ülkede veya vatan topraklarında dilediğiniz kalkınmayı ve seçtiğiniz inancınızı gerçekleştirmek için öncelikle hür olmanız gerekmektedir.Yani herhangi bir baskı ve zorlama olmadan hür düşüncenizi hayatınıza yansıtmanız gerekmektedir.Eğerki yaşadığınız topraklar bunları karşılamıyor ise demekki hürriyetiniz elinizden alınmıştır,hürriyet ve düşünce özgürlüğü her bireyin en temel haklarıdır (bölücülük ve inanç kavramlarına saygı gösterildiği sürece) bu hakkı yaratıcı kullarına bahşetmiştir.Evet kimse kimsenin özgür hayatına ve düşüncesine müdalale etme hakkı yoktur,bu hak sadece o hakkı veren ve kulunu yaratan Allaha mahsustur.Tabi burda şu inceliğide belirtmek isterim,senin bu özgürlüğün ve düşüncen,ilahi ve kutsal değerlerimize müdahale etmediği sürece...Bunlara dokunulduğu vakit tablo farklı bir renk alır,ve karşılık vermek kaçınılmaz bir durum haline gelir...

Tarihimize şöyle dönüp bir baktığımızda,yapılan savaşlar,dökülen kanlar,yıkılan yuvalar,verilen şehitlerin hepsinin ortak davası hür ve bağımsız bir vatan için olduğunu görürüz.Hatta islam tarihimize bile baktığımızda dava esasen aynı olduğunu göreceksiniz,hür ve bağımsız bir islam beldeleri.Çünki bir davayı,bir inancı yaşatıp ve yaşatmaya çalışmak için hür ve bağımsız olmanız icap eder.Eğerki bulunduğunuz beldelerde kuşatma altında veya devletiniz gayri müslüm bir sistemin altında ise sağlıklı bir şekilde inancınızı yaşayamaz ve yaşatamazsınız.Bunun içindirki önce vatan ve toprak bağımsızlığı gereklidir.Evet bu gayrı unsurlar altındada insan inancını yaşayabilir ve yaşatabilir fakat başarılı olmanın oranını tartışmak lazımdır.Çünki böyle bir sistem altında yaşamak beraberinde yokluk,sıkıntı,açlık,öğrenim,eğitim,gelişim gibi sıkıntıları beraberinde getirecektir.Hal böyle olunca insanlar ister istemez sisteme kölelik yapmak zorunda olacaklardır.Ve bizleri öyle bir duruma getireceklerki,çalışıp geçimimizi sağlamaktan başka bir düşünceyi aklımıza sokmayacaklardır,insanlar ne ibadetin,ne kulluğun,ne birlikteliğin,ne aile kavramının,ne islam kavramının nede ilmi kavramların farkında olmayacaklardır,sadece daha çok çalışıp daha fazla kazanmanın gayreti için uğraşacaklardır...

Yani tamda bu sistemlerin istediği gibi robotlaşma moduna girmiş olacağız.Demekki vatan ve ülke hürriyeti kutsal olduğu kadar,dünyalık içinde gerekli bir unsurdur.Bu gerekliliğin önemini anlamak her insan için bir görevdir,gerek sağcı,gerek solcu,gerek laik ve gerekse inançsız insanlar içinde bu hürriyet lazım gelir.Lafın kısası hür olmadıkça hiçbir düşünce başarılı olmayacaktır.Şimdi yukarıdaki Ayetten bahsedecek olursak,eğerki bizim bu inanç ve bağımsızlığımıza dokulunduğu vakit,Rabbimizin kesin hükmü vardır."Sizinle savaşanlarla sizde savaşın,lakin aşırı gitmeyin"diye emrediyor Rabbimiz.Yani sizin namusunuza,inancınıza,özgürlüğünüze,yaşam hakkınıza vede inanç özgürlüğünüze müdahale edildiği vakit,sizde onlara aynı şekilde karşılık verin diyor,tabi aşırı gitmemek şartı ile.Aşırılık konusundanda bahsetmek gerekirse,yani savaş meydanlarında çocuklara,savaşa katılmamış kadınlara,yaşlılara,hayvanlara,ağaç ve bitkilere,onların kutsal mabetlerine ve ırzlarına dokunulmadan savaşmaktır...
Rabbimizin aşırılık hususunda ne kadar kesin ve kad'i emrini şu yaşanmış olayla daha iyi anlamış oluruz.Hz.Hamza şehid olduğunda Efendimiz (sav) onun yani amcasının cenazesinin yanına gittiğinde,gördüklerine inaanamadı,o mubarek insanın o cesur insanın,vücudu öyle bir parçalanmıştıki,kalbi,ciğeri,ve diğer uzuvları parça parça edilmiş etrafa saçılmıştı.Bunu gören Efendimiz öyle bir hiddetlenmişki,ellerini göğe kaaldırarak "Yemin ederimki Sizden öyle bir intikam alacamki"diye sesleni vermiş,bunun üzerine Allahın emri ile Cebrail Efendimizin yanına gelip,ona" yaptığınız yeminden vazgeçiniz demiş"Rabbimiz buna musade etmişken siz neden böyle öfkeleniyorsunuz diye ikazda bulunmuş"Peygamberini uyaran ve ikaz eden Rabbimizin hükmü kesindir ve tek geçerli hükümdür O hüküm koyanların en hayırlısıdır...

Konumuza dönecek olursak,vatan ve toprak özgürlüğümüz öyle basite alınacak bir mevzu değildir.Efendimizin buyurduğu gibi"VATAN SEVGİSİ İMANDANDIR"Diyorum ve her insanın bu duygularla ve bu şuurla hayatını tanzim etmesini diler hayırlı günler dilerim...

Yazar: Celal Yağmur

Sitesi: www.celalyagmur.tk







« Son Düzenleme: Mart 30, 2019, 04:11:05 ÖS Gönderen: Admin »





Allah var gam yok...